Tunç İnce tarafından yazıldı.    Salı, 26 Ekim 2010 23:09    PDF Yazdır e-Posta
Kısa Bir Sistem Analizi: Sıcak Para

 

Bugün günümüz gelişmekte olan ülkelerinin birçoğuna baktığımızda şu manzarayı görmek mümkündür. Düşük kur, yüksek faiz ve cezbedici piyasalar…

Bu sistem bir çözüm mü? sorusuyla başlamak en mantıklı başlangıç olacaktır.

Bu sistem çözüm değildir. Kısa vadede çözüm gibi gözükebilir ancak uzun vadede çözüm değildir ve hatta işleri iyice zora sokan bir süreç olduğu daha açıktır. Sorunu çözmek yerine ötelemekten başka bişey değildir. Ödemeler dengesi tanımları ve bizim gibi dış ticaret açığı veren ülkelerin profilini analizle işe başlayalım.

Ödemeler dengesi dediğimiz kavram dört ana hesaptan oluşur. Bunlar cari işlemler hesabı, sermaye finans hesabı, resmi rezervler hesabı ve net hata noksan. Ödemeler dengesi bir muhasebe tablosudur ve borçlu musun, alacaklı mı, bunu gösterir. Cari işlemler hesabı dediğimiz hesap, bir ülkenin diğer ülkelerle yaptığı mal ve hizmet alışverişlerini listeler. Sermaye finans hesabı dediğimiz hesapta ise ülkenin değerli varlıklarının alım satımı ve banka mevduatlarının hesabı tutulur. Resmi rezerv hesabı, hükümetin merkez bankası ve IMF’de sahip olduğu döviz rezervinde ki değişmelerin kaydedildiği hesaptır. Son olarak net hata noksan hesabı ise yanlış ya da eksik işlemlerin kaydedildiği hesaptır. Bu hesaplarında alt hesapları olmakla beraber, onlara değinmeyeceğim.

Genel hatlarıyla verdiğimiz ödemeler dengesi kavramından şimdi cari açığın analizine geçelim. Ülkemiz gibi gelişmekte olan ve ürettiğinden fazla tüketen ülkelerin başı sürekli olarak cari açıkla beladadır. Cari işlemler hesabında oluşan açık yani dış açık, sermaye hesabına yapılan girişlerle finanse edilir (borçlanma). Yani ithalatınız ihracatınızdan fazladır ve bu, dış aleme borçlusunuz demektir. Borcunuz yabancı para cinsinden olduğu için açığınızı ülkenize giren yabancı parayla finanse etmeye çalışırsınız. Bunu başarabilmeniz içinde ülkeye yabancı para (sıcak para) girmesi gerekmektedir.

Ülkenize yabancı para gelmesi içinse öncelikle faizleriniz, yabancı yatırımcıyı cezbedecek kadar yüksek olmalıdır. Sermaye girişlerine zorluk çıkaracak, onları caydıracak türden düzenlemeleriniz (vergi gibi) olmamalıdır. Kur, dış yatırımcıyı, piyasaya girdiği taktirde zarara uğratmayacak derecede düşük olmalıdır. Bu şartları sağladığınız taktirde cari açıklarınızı kapatacak miktarda sermaye akışı gelebileceğini düşünebilirsiniz. Gelecek olan sermaye cari açıklarınızı kapatmaya yetebilir, ancak dış kaynak ihtiyacınızı karşılamayacaktır. Çünkü düşük kur ve yüksek faiz sistemi, dış kaynak ihtiyacını sürekli arttıracaktır. Öte yandan bu sistem en büyük darbeyi üretime, en çokta sanayi üretimine indirir. Sistemin sonucu olarak aşırı değerlenmiş yerli para, yurt dışında yerli sanayicinin ürettiği malları, rekabet edemez hale getirir. Malınız pahalı olduğu için rağbet görmez, tercih edilmez. Aynı şekilde düşük kur, ithal malları ucuz hale getirdiği için ithalat artış eğilimine girer. İthal etmek, ithal edip satmak, üretmekten daha cazip hale gelir. Üretimin karlı olmadığı yerde üretim yapmanın manası olmaz. Fabrikalar ya kapanır ya da üretimin daha karlı olduğu bölgelere (yurtdışına) taşınırlar. Bu fabrikalardan para kazanan insanlar işsiz kalır. Sistemin diğer zararı ise yüksek faiz oranlarının yatırımlara vurduğu darbedir. Faizin yüksek olması, üretime göre cazip olması, getirisinin yatırımdan elde edeceği getiriden yüksek olması demektir. Yani yatırımdan elde edeceğiniz karı, faizden elde edebilirsiniz. Bu da yatırımlara ve yine istihdama indirilen büyük bir darbedir.

Sistemin yukarıda bahsettiğimiz çözüm gibi görünen kısımları ise şunlardır:

Sistem sonucunda oluşan cari açığın sıcak parayla finansmanı, siyasilere manevra kabiliyeti kazandırır, durumu kısa vadede idare etmelerine olanak sağlar. Sıcak para geldiği sürece açıklar finanse edilir ama bu açıklar her zaman büyüme trendi içerisindedir. Ayrıca değerlenmiş yerli para milli gelirin olduğundan fazla gibi gözükmesine sebep olur. Yani milli gelirin başka bir tabirle şişmesine ve dış borçların düşük kur yoluyla az gözükmesine olanak sağlar. Popülist kaygılar taşıyan siyasiler tarafından tercih edilmesinin sebebi işte bu göz boyayan kısımlarıdır.

 

 

Tunç İnce

Balıkesir Üniversitesi

Maliye Bölümü Yüksek Lisans

Son Güncelleme ( Çarşamba, 22 Haziran 2011 10:45 )
 
Author of this article: Tunç İnce

Bu Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayın

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Azerbaycan'ın İlk Sosyal Ağ Sitesi Burak BİLİCİ | Bilgisayar Mühendisi Türkiye'nin en özgür analiz merkezi. Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.