Emrah Yavuz Usta tarafından yazıldı.    Pazartesi, 30 Mayıs 2011 20:57    PDF Yazdır e-Posta
Amerika, Müslüman kimliğini kabullenebilecek mi?

b_200_200_16777215_0___resimler_abd.jpg

Ünlü ABD'li akademisyen Francis Fukuyama'dan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar tüm dünyada geniş bir kitle İslamofobi kelimesini kullanarak makaleler yazıyor, konuşmalar yapıyor ve tartışmalara katılıyor. Gündelik hayatımızın rutini içerisine bir anda giren ve politik tartışmaların neredeyse her daim içerisinde yer alma eğilimi gösteren bu olgu özellikle dikkate değer ölçüde Müslüman'ın yaşadığı ABD için önemli bir test niteliğinde. Genel itibariyle Islamofobi, Müslüman topluluklara karşı ayrımcılık ve toplumdan dışlanmaya varan, yabancı düşmanlığı ile harmanlanan temelsiz, nefret içerikli bir eylem olarak tanımlanıyor. Runnymede Raporu'na göre İslamofobi sekiz adımlı bir algılamaya dayanıyor. Bu algılamaların ortak noktasına göre İslam, İslamofobikler arasında ''değişime direnç gösteren statik ve yekpare bir blok'' olarak görülüyor. Bu rapordan sonra 2000'li yıllarda, Avrupa ve Amerika merkezli İslamofobi'nin kavram olarak kullanımını hızlandıran bir takım raporlar daha yayınlandı.

 

Bu raporlar, Batı endeksli üretilen ve tartışılan İslamofobi'yi anlamak için elbette yeterli değil. ABD'nin, Avrupa gibi benzer refleksler göstermeyen yapısı ve diğer topluluklardan farklı bir değer sistemine haiz olması nedeniyle çeşitli kimliklerin yaşam tarzları ile uzlaşmayı mümkün kılamamaktadır. Bu uzlaşmaz tutum kamu kurumlarından sokaklara kadar gıda, inanç, dil, hayat tarzı ve ekonomik gelir bakımından Amerikan toplumunun tek bir kimlik ile bütünleşmemesine neden oluyor.

 

Nitekim sıfır noktası olarak tabir edilen İkiz Kulelerin bulunduğu yere ''Cordoba Evi" adlı İslam Kültür Merkezi ve cami inşası tartışmaların asıl nedeni, ABD'nin, Avrupa'da 'Başarısızlık' olarak dile getirilen 'Çok Kültürlü' yapı meselesini hala çözememiş olmasındandır. Bu 'ABD'nin önümüzdeki yıllarda nasıl bir ulusal kimlik tanımlaması içerisinde olacağını gösteriyor. Diğer taraftan da bu tanım içerisinde tıpkı Avrupa'daki gibi Müslüman kimliklerle bütünleşememiş gibi görünen bir yapı mı benimseyeceği ya da 'Müslümanları' siyasetin dışında tutarak her zaman politik kaygılardan mı besleneceği' sorularını akıllara getiriyor.

 

'Müslüman Kimliği' Amerikan halkı için düşman mı?

 

Amerikan Kimliği'nin İslam merkezli Doğu kültürüne karşı olan önyargılı bakış açısı ve bunun içerisinde gelişen düşman algılaması önemli bir konudur. Bu algılamaya daha yakından bakıldığında, ABD'nin çeşitli düşünsel çevrelerinde görülen İsrail etkisi ve İsrail'in güvenliği için yapılan başta İran karşıtı propaganda olmak üzere, Taliban ve El Kaide korkusunun Müslüman gruplara yönelik olumsuz bakış açısını arttırdığı görülebilir.

 

Kimlik bunalımı sorusu da yeri itibariyle burada başlıyor. 2010 yılında Council on American-Islamic Relations tarafından açıklanan rakama göre ABD'de 7 Milyon Müslüman yaşıyor. Böylesine büyük bir nüfus kendisine şüpheyle bakan bir toplumda yaşıyor.

 

ABD diğer kimlikleri özümsediği gibi İslam'ı da kendi öz kimliği olarak sistem içerisinde katıp İslam'ın ABD sisteminde etkin bir rol almasına izin verecek mi? Yoksa Müslümanlara bakış açısı güvenlik temelli bir İslamofobik yaklaşımdan mı ibaret olacak? Bu soruların yanıtları sadece ABD'de yaşayan Müslümanlar için değil, diğer Amerikalılar için de önemli.

 

İslam karşıtı imajın failleri radikal İslamcılar mı?

 

11 Eylül sonrasında artan bu İslam karşıtı imajın failleri olarak "radikal İslamcıların" gösterilme çabaları Bush döneminden itibaren rahatlıkla görülmektedir. Fakat son zamanlarda Müslümanların ibadet ve inançlarını da içine alan bir saldırı kampanyasının ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Floridalı papazın 11 Eylül gününü 'Kuran Yakma Günü' olarak ilan etmesi ve ABD Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komitesi'nde, tartışmaya neden olan, ülkedeki Müslüman toplumunun "radikalleşmesi tehdidi" ne yönelik oturum sırasında Cumhuriyetçi Peter King'ın Müslüman Amerikalılar için ağır ifadesi ve bunun neticesinde Müslüman Amerikalı Milletvekili Keith Ellison'un gözyaşlarına boğulması, yine Çay Partisi üyelerinin devletler üzerinden İslam kültürüne ve dinine yönelik söylemleri de bu tartışmaları alevlendirmiş gibi gözükmektedir.

 

Bugünlerdeyse, ABD Anayasasının din ve ifade hürriyetini garanti altına alan Birinci Anayasa Değişikliği'ne (First Amendment) aykırı olduğu halde, San Francisco'da, Kasım ayında yapılacak referandumda, halka 18 yaşından önce 'sünnet'in yasaklanmasını gibi yasal yaptırımlar Müslümanlar karşı önyargılı ve kötü davranılmasına yol açan bir takım unsurun varlığını bizlere açık olarak gösteriyor.

 

Obama'nın Müslümanlara yönelik anlamlı tavrı

 

ABD iç siyaseti açısından Çay Partisi ve Muhafazakar Cumhuriyetçilerin etkisine kapılmayarak yeni bir dil inşa etmeye çalışan Obama'nın tutumunun çok anlamlı olduğu söylenebilir. Özellikle Müslüman ağırlıklı göçmenler için entegrasyona yönelik ve İslam karşıtlığı oluşturmayacak şekilde bir söylem geliştirildiği görülüyor. Başkan Obama'nın son zamanlarda Arap Baharı olarak da adlandırılan Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki halk temelli ayaklanmalar karşısında takındığı olumlu tavır, "Müslüman halklar için de 'Demokratikleşme, ifade özgürlüğü, seçim özgürlüğü" gibi temel halk ve hürriyetler baz alınarak Müslüman dünyaya iletilmeye çalışılmaktadır. Bunun en güzel örneği, Usame Bin Ladin'i ölümü sonrasında kullanılan dilin çok yumuşak oluşu ve kelimelerin dikkatle seçilmesi ve Obama'nın yavaş da olsa Müslüman Amerikalılarla geliştirmeye çalıştığı diyalogun göstergesidir.

 

America's Muslim Family Magazine (Amerika'nın Müslüman Aile Dergisi)'nin eş kurucusu Kari Ensari, haber sitesi Huffington Post'ta kaleme aldığı bir açık mektupla Başkan Barack Obama'ya seslenerek Müslüman Amerikalılara karşı yapılan yasal düzenlemelerin ülkelerinde sert bir Müslüman karşıtlığı oluşturduğu ve Ortadoğu'da yaşayan Müslümanlara karşı kullanılan teşvik edici aynı tavrın kendi ülkelerinde ne yazık ki göz önüne alınmadığını belirtti. Bu yüzden meselenin Müslüman tarafından da bu dilin karşılık bulduğunu söylemek yanlış olmaz.

 

Genel itibariyle Müslüman Amerikalılar ile Islamofobi tartışmaları ilerleyen yıllarda Amerikan kimliği için bir sınav olmaya devam edecektir. Aslında Orta Doğu'dan ABD'ye göç eden gruplar, Avrupa'ya kıyasla çok daha eski göçmenler olmalarına rağmen ABD'deki Müslüman Amerikalı gruplara entegre olamayışları ayrıca tartışılması gereken konular arasında yer alıyor. İslam'a, İngiltere ve Almanya'da olduğu gibi çok kültürlülük adı altında hoşgörü ve müsamaha gösterilmeye çalışılacak ya da Müslüman Amerikalıları hedef alan bir korku ortamı yaratmaktan öteye gidilemeyecektir.

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

* Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler / Amerika Çalışmaları

 
Author of this article: Emrah Yavuz Usta

Bu Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayın

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Azerbaycan'ın İlk Sosyal Ağ Sitesi Burak BİLİCİ | Bilgisayar Mühendisi Türkiye'nin en özgür analiz merkezi. Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.