Mehmet Fatih OZTARSU tarafından yazıldı.    Pazartesi, 02 Ocak 2012 08:16    PDF Yazdır e-Posta
Le Sultan Rouge Kızıl Sultan Fransa...

Yaklaşık olarak 6 ayımı öğrenci olarak geçirdiğim, çağdaşlıkta model ülke. Orada yaşamanın havası bile başkadır. Herkesin sadece insan olduğu için diğerlerine saygı duyduğu, özgürlükler ülkesi. Liberté, Egalité, Fraternité. Sanıyorum bu mottolar bugün tarihe gömülecek. 1789’un ruhu bugün can verecek. Artık Fransa’da o çok gurur duyduğu insan haklarının esamesi okunmayacak. Bugün tarihi bir gün ve İhtilalde bu mottolar için ölen Fransızların kemikleri sızlayacak. Çünkü bugün eğer planlanan olursa, Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik, politik çıkarlar uğruna feda edilecek. Sayın Sarkozy ellerini tıpkı Abdulhamit’i nitelendirdikleri gibi kana bulayacak. Le Sultan Rouge, Le Président Rouge.
Ermeni cemaati ve özellikle Diaspora yıllardır bu bitmek bilmeyen politikaya sadece ekonomik çıkarlar adına alet edilmekte ve Ermeniler bu gelişmelerle ilgilenirken tabir-i caizse, atı alan Üsküdar’ı geçmektedir. Fransa bir kez daha seçim kampanyalarına Ermeni kardeşlerimizi kurban vermektedir. Fransa bugün “soykırım yoktur” diyenleri gerek hapis gerekse para cezasına çarptırılmasını yasalaştırabilirse, en büyük prangayı kendi ayağına takacaktır. Ayırmaya çalıtığı, bölmeye çalıştığı bu iki halkın dostluğu (Ermeni ve Türk) dostluğu esasen çok eskilere dayanmaktadır. Ermeniler ile Türkler,  ilk kez 1016 yılında resmî ilişki kurmuştur.  Osmanlı Devleti bünyesinde çeşitli hizmetlerde bulunan ve “Millet-i Sadıka” (sadık millet) olarak bilinen, yaklaşık 1000 yıldır komşumuz olan Ermeniler, neden bir anda saf değiştirip Türk karşıtı politikalar gütmeye başlamıştır? Cevap verilmesi gereken soru budur. Ermeni sorunu özellikle son altmış yıldır Türk dış politikasının temel parametrelerini oluşturmaktadır. Altmış yıldır bu sorunun çözülemeyip gündemi meşgul etmesinin nedeni sorgulanmalıdır.
1915 olaylarının, Ermeniler tarafından soykırım olarak nitelendirilmesinin 55 yıllık bir geçmişi vardır. 1965 yılında Uruguay, Ermeni lobisinin de baskısıyla 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan ilk devlet olmuştur. Bunu takip eden yıllarda Kıbrıs Rum Kesimi, Ermenistan, Arjantin, Rusya, Polonya, Slovakya, İsviçre (sözde tarafsızlık politikası olan bir ülkedir), Vatikan, Venezüella… gibi birçok ülke takip etmiştir. Özellikle Fransa’nın takındığı tutum ilginçtir; Fransa, 1915 olaylarını Yahudi soykırımıyla eş tutmuş ve bunu tanımayanlara yönelik cezai düzenlemelerde bulunan bir yasa çıkarmıştır.  İfade özgürlüğünü savunan bir ülkede, bu tasarının yasalaşması manidardır. Ermeni lobisi, 1915 yılı olaylarının “soykırım” olarak tanınması için büyük çaba sarf ederek bunu neredeyse varoluş amacı hâline getirmiştir. 1955 yılından sonra Nazilerin yargılanıp ceza almaları, onlarda aynı uygulamanın Türkiye için de yapılabileceği düşüncesini oluşturmuş ve bu amaç doğrultusunda strateji geliştirmelerine yol açmıştır.  
“Tehcir”, uluslararası tanımına göre “bir ülkede yaşayan azınlıklardan birini, güvenlik gerekçesi ile bir bölgeden başka bir bölgeye zorunlu göçe tabi tutmaktır.”  Belirtmek gerekir ki; tehcir edilen topraklar da dönem itibariyle Osmanlı toprağıdır. Ancak bu verilere rağmen yine de Ermeni iddiaları güncelliğini korumaktadır. Hem Türk tezi hem de Ermeni tezi üzerine günümüze değin milyonlarca sayfa yazılmış ancak bir neticeye varılamamıştır. Şahsi kanaatim her iki ülke tarihçilerinin konu üzerine derinlemesine araştırma yapmaları ve bu süre zarfında da iki millet arasında diyalogun kurulması yönündedir. Görüşlerim “BM Soykırım Suçunu Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi” ile paralellik taşımaktadır.
Günümüze baktığımızda, 1915 yılı hadiselerinin “soykırım” olarak tanınmasına yönelik birçok ülkenin parlamentosunda malum kararlar alındığını görmekteyiz. Bu kararlar tarihe Ermeni lobisinin başarısı olarak geçmiştir.
Ancak hiç dile getirilmeyen bir nokta vardır. Soykırım suçu “9 Aralık 1948 Soykırım Suçu’nu Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi” ile tanımlanmıştır. Bu sözleşmenin 6. maddesine göre: “Soykırım suçunun işlenip işlenmediğine, soykırım suçunun işlendiği ülkedeki mahkeme karar verir ve taraflar kabul ettiği takdirde yargı yetkisi bir uluslararası ceza mahkemesine devredilebilir.” Bu maddeden yola çıkarak, ülkelerin yerel parlamentolarında veya yetkisiz mahkemelerce alınmış olan “1915 olayları soykırımdır” şeklindeki kararlar aslında o ülkelerin, BM Soykırım Sözleşmesi’nin 6. maddesini ihlalinin kanıtıdır. Bu sorunun tarafları, Türkiye ve Ermenistan’dır. Ancak bu iki devlet, çözüme yönelik kararlar almaya yetkilidir. Problemin çözümü her iki devlet açısından da en rasyonel dış politik manevra olarak tarihe geçecektir.
Fransa bugün alacağı kararla hem kendi tarihini hem de uluslararası hukuku çiğneyecektir.

KAYNAKÇA
1.    Ruben Safrastyan, “Armenians And Turks: Contacts In History From Seldjukides Times Up To The End Of The 19th Century” Turkish And Ottoman Studies, Ruben Safrastyan (der.)Agoshig Publication, Erivan 2006.
2.    Birol Akgün, “Ermeni Sorunu Dış Politikanın Aşil Topuğu Haline Getirilmemeli”, Stratejik Düşünce Dergisi, sayı:5, Ankara, Nisan 2010.
3.    Mustafa Görüryılmaz, Türk Kafkas İslam Ordusu ve Ermeniler (1918), Korza Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara, 2009.

 

Our valuable member Mehmet Fatih OZTARSU has been with us since Perşembe, 25 Eylül 2008.

Bu Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayın

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Azerbaycan'ın İlk Sosyal Ağ Sitesi Burak BİLİCİ | Bilgisayar Mühendisi Türkiye'nin en özgür analiz merkezi. Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.