Araz ASLANLI tarafından yazıldı.    Salı, 29 Kasım 2011 03:43    PDF Yazdır e-Posta
ABD'nin Türkiye-İran İlişkilerindeki Beklentisi Nedir?

b_200_200_16777215_0___tr-images_thumb300_20111123075523651.jpg

ABD`nin son dönemlerde Türkiye`yle ilgili söylemlerinde İran`a yönelik beklentinin ince bir biçimde vurgulanması dikkat çekmeye başladı.

Anadolu Ajansı`nın haberine göre Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes, ABD'nin İran'a baskıları noktasında, Türkiye'nin ABD'nin yaptığı her şeyi yapacağı yönünde bir beklentilerinin olamayacağını belirterek, "Türkiye'nin, İran yönetimiyle iş yapmanın taşıdığı risklerin farkında olmasını ve İran ile yapılan işin, İran hükümetince suistimal edilebileceği noktasında uyanık olmasını istiyoruz" dedi.

 

Rhodes, Washington'daki Yabancı Basın Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, Arap Birliği, İran ve Suriye gibi konularda Türk hükümetiyle çok yakın temas halinde olduklarını söyledi. Rhodes, İran konusunda Türkiye'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin 1929 sayılı yaptırım kararının oylamasında "hayır" oyu kullanarak kendilerinden ayrıldığını, ancak yine de o tarihten bu yana yürürlükte olan çok taraflı yaptırımlar çerçevesine sekte vurmayıp, tam tersine uyduğunu söyledi.

Bazı ülkelerin, 1929 sayılı kararın tesis ettiği çerçevenin ötesine geçen ilave adımlar attıklarını gördüklerini ifade eden Rhodes, şunları kaydetti: "ABD, Avrupalı müttefiklerin bazıları, Asyalı müttefikler, İran hükümetine uyguladığımız yaptırımları çarpıcı biçimde artırdılar. Biz de dün, İran'ın petrol ürünleri endüstrisi, bankacılık sektörü ve petro-kimya endüstrisini hedef alan yeni bir dizi yaptırımlar açıkladık. Her bir ülkenin bizim attığımız adımların aynısını atmasını beklemiyoruz. Tabii ki İran yönetimine karşı mümkün olan en geniş kapsamlı cephenin kurulmasını arzu ederiz, dolayısıyla bu yönde adım atmak isteyen, ilave cezalandırıcı tedbirlere başvurmada bize katılan ülkeleri memnuniyetle karşılarız. Ancak Türkiye'nin bizim yaptığımız her şeyi yapacağı yönünde bir beklentimiz olamaz. Türkiye'nin, İran'ın nükleer silahların yayılması faaliyetleri, terörizme desteği, İran Devrim Muhafızları'nın İran ekonomisinde artan rolü göz önüne alındığında, İran yönetimiyle iş yapmanın taşıdığı risklerin farkında olmasını istiyoruz. Türkiye'nin, İran ile yapılan işin, İran hükümetinin bu tür faaliyetleriyle suistimal edilebileceği noktasında uyanık olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ve diğer birçok ülkeyle bu türde bir diyalog yürüteceğiz."

Son dönemlerdeki açıklamalardan ve atılan adımlardan da göründüğü üzere ABD genel olarak Türkiye ile ilişkilerinde 1 Mart 2003 tezkeresinin reddiyle ve sonrasındaki “çuval krizi” ile yaşanan gerginliği geride bırakarak olumlu bir tablo çizmeğe çalışıyor. Türkiye-Ermenistan ilişkileri bağlamında “sıfır sorun” politikasının en azından söylemde terk edilmemesi, Suriye ile ilişkilerde “sıfır sorun”un hiç hatırlanmaması, “Arap Baharı”nda Türkiye`nin söylem ve politikaları bu olumlu tablonun önemi parçalarını teşkil ediyor. Bu tabloda eksik kalma ihtimali bulunan parçalardan birisi Türkiye-İran ilişkilerinin seyri, daha doğrusu ABD`nin politikalarıyla ne kadar bağdaşacağı hususudur.

ABD, Rhodes`in de özel olarak vurgulama gereği hissettiği BM Güvenlik Konseyi'nin 1929 sayılı yaptırım kararının oylamasında Türkiye'nin "hayır" oyu kullanmasına, Türkiye`nin ABD`yi ve diğer Batılı ortaklarını bir kenara bırakarak Brezilya ile ortaklaşa bir biçimde İran`la “uranyum takası” anlaşması imzalamasına “kızmıştı”. Fakat bu kızgınlığını 1 Mart tezkeresi sonrasında yaptığı gibi “çuval” ile değil, diyalogla ve anlayışla yansıtma çabasındadır. Çünkü Türkiye özellikle dış politikada eski Türkiye değil, bölgesel gücünü bir hayli artırmış gibi bir görüntüye sahip ve ABD`nin geniş anlamda bölgede (Türkiye`nin çevresinde) yapmak istediklerine karşı koyduğu takdirde bunların neredeyse tamamının başarı şansını bir hayli azaltabilir.

Aynı zamanda ABD Türkiye`nin İran ile ilişkilerinde stratejik hedeflerin değil, daha kısa vadeli amaçların örtüştüğünü ve uzun vadeli tehditlerin ABD ile Türkiye`yi ortak bir noktaya götürebileceğinin de farkındadır. Fakat ABD`ye göre ortak noktaya gitme konusunda Türkiye`nin yavaş davranması, bazen de orta yolu bulma adına “İran`a hedeflerine ulaşma konusunda stratejik değer olarak ihtiyaç duyduğu zaman kazandırabilecek” atmaya çalışması ve bazen de atması kabuledilecek gibi değil. O nedenle de Türkiye`nin birazcık daha “hizaya gelmesi” gerekir.

İşin ilginç yanı İran`ın nükleer programıyla ilgili gerginliğin ortada kalmayı giderek çok zorlaştıracak noktaya ilerlemesi. Bu nedenle de başlangıçta Türkiye`nin tam olarak ABD`nin yanında olmasa bile, Suriye konusunda olduğu gibi ortanın kısmen de olsa ABD tarafında yer alması yeterli görülebilir. İran mevcut politikaları sürdürdüğü takdirde gerginliğin kazanacağı yeni boyutta zaten diğer bazı (iç politikadan da kaynaklanan) etkenlerin de baskısıyla Türkiye belki Suriye`deki kadar olmasa bile, ama yine de ABD`yi daha fazla tatmin edecek bir tavır sergilemeye yönelecektir.

Araz Aslanlı

http://www.1news.com.tr/yazarlar/20111123075523651.html

Son Güncelleme ( Salı, 29 Kasım 2011 04:18 )
 

Our valuable member Araz ASLANLI has been with us since Perşembe, 03 Şubat 2011.

Bu Yazarın Diğer Yazılarını Görmek İçin Tıklayın

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Azerbaycan'ın İlk Sosyal Ağ Sitesi Burak BİLİCİ | Bilgisayar Mühendisi Türkiye'nin en özgür analiz merkezi. Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here Your ad here

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.